PEKİ... NEDİR BU
KURAKÇIL PEYZAJ?
Kurakçıl peyzaj ya da susuz peyzaj estetik ve görselliği geri plana atmadan az su kullanımını ve düşük bakım ve uygulama maliyeti hedeflerini içeren bir sürdürülebilir peyzaj tasarımı yaklaşımıdır. Temelleri 1960'ların sonlarındaki çevrecilik ve doğa koruma akımlarıyla birlikte atılmaya başlanmıştır fakat asıl çerçevesinin oturması aşırı sıcak günlerin ve geçici su krizlerinin etkisiyle 1990'larda ABD'de "xeric landscape design" ya da "xeriscape" adıyla olmuştur.

Klasik peyzaj uygulamaları, ilk başlarda estetik ve güzel bir görüntü oluştursa da bu tasarımları ayakta tutmak çok büyük emek ve ekonomi istemektedir. Bu tarz uygulamalarında gerekli bakım prosedürleri yapılmaz ise maalesef bahçe içinden çıkılamaz bir hal almakta ve bahçeye yapılan yatırım tamamen boşa gitmektedir. Kısacası günümüzde ülkemizdeki, dünyadaki su sıkıntıları ve küresel ısınma gibi konular dikkate alındığında biz peyzaj mimarları özellikle su sıkıntısı olan bölgelerde ( Türkiye'de Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi hariç çoğu bölgede su sıkıntısı vardır.) kurakçıl peyzaj tasarımlarına yönelmeliyiz. Kurakçıl peyzaj uygulamaları estetik tasarımlar, doğru malzeme kullanımı ve doğru uygulama yöntemleri ile yapıldığı taktirde en az klasik peyzaj uygulamaları kadar estetik ve görsel etkiye sahip olacaktır. O halde boşa harcanacak bir damla bile suyumuz olmadığını bilerek hareket etmek ve ona göre bahçeler tasarlamak biz peyzaj mimarlarının sorumluluğundadır.

Ayrıca doğru planlanan otomatik sulama sistemleri ile suyun verimli kullanımı mümkün hale geliyor. Bir zamanlar yalnızca kurak bölgelerde uygulanan bu yaklaşım, artık su ve iklim krizinin etkileriyle dünyanın her yerinde tercih ediliyor. Çünkü kurakçıl peyzaj sadece suyu korumakla kalmıyor; aynı zamanda düşük bakım ihtiyacı, dayanıklı bitki çeşitliliği ve uzun vadede ekonomik avantajlar sağlıyor. Üstelik kurakçıl peyzaj yalnızca işlevsel değil. Süs bitkileri, herdemyeşil çalılar, renkli çiçekler ile estetik görünümler oluşturmak mümkün. Sonuç olarak su dostu bahçeler kurmak artık bir seçenek değil, bir gereklilik. Susuz peyzaj yaklaşımıyla hem doğayı korumak hem de uzun yıllar keyifle kullanılabilecek bahçeler yaratmak mümkün.
KURAKÇIL PEYZAJ TASARIMI YAKLAŞIMI İLE KLASİK PEYZAJ TASARIMI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
Klasik peyzaj tasarımı ile kurakçıl peyzaj tasarımı arasında malzeme kullanımı, tasarım çizgileri ve tasarım felsefesi olarak büyük farklar vardır. Klasik peyzaj tasarım anlayışında su tüketimi, bakım masrafları gibi konular ya hiç göz önünde bulundurulmaz ya da çok az önemsenir. Ağaç ve çalı gibi bitkisel materyaller ile sert zeminler hariç kalan alanlar tamamen geniş çim alanlar olarak düşünülür. Çim alanlar peyzajda en çok su tüketimi olan ve bakımı ekonomik olarak en masraflı olan alanlardır. Klasik peyzaj anlayışında su tasarrufu düşünülmediği gibi yağmur suları ve atık sulardan kazanım sağlamak göz önünde bulundurulmaz. Bitki seçimlerinde bitkilerin bakım ve su ihtiyaçlarına göre gruplandırılması yapılmaz ve genelde sadece görsel özelliklerine göre estetik kaygılar ön planda tutularak uygulamalar yapılır. Hatta bazı zamanlarda uygulama yapılacak alanın iklimsel özellikleri hiç göz önüne bile alınmadan tasarımlar oluşturulmaktadır. (Örneğin Ankara'da palmiye kullanmak, Antalya'da sarkık mavi atlas sediri kullanmak gibi.)


BAHÇEDE SU TASARRUFU: KURAKÇIL PEYZAJ TASARIMININ AVANTAJLARI
İklim değişikliği ve su kıtlığı ile birlikte bahçecilik ve peyzaj mimarlığının karşılaştığı zorluklar giderek artıyor. Aşırı sıcaklar ve su kaynaklarının azalması artık herkesin gündeminde. İşte tam da bu noktada kurakçıl peyzaj tasarımı, hem estetik hem de sürdürülebilir çözümler sunuyor. Kurakçıl peyzaj; suya dayanıklı, iklime uygun ve uzun ömürlü bitkilerin kullanılmasıyla oluşturuluyor. Bu sayede hem su tasarrufu sağlanıyor hem de bahçeler yıl boyunca canlılığını koruyor.
